|
Dünyada ülkelerin gelişmişlik yönleri incelendiğinde hemen göze çarpan temel unsurun; üzerinde çalışılan, özümsenen ve sahip olunan bilim ve teknolojiye bağlı olarak yenilik geliştirmenin yer aldığı ve bunun sonucunda da göz önüne alınan ülke içindeki gelişmenin hızlandığı gözlenmektedir. Ülkemizde de cumhuriyetimizin kuruluşu ile birlikte 1980 - 1990’lı yıllara kadar olan dönemde bilim ve teknoloji alanında izlenen stratejinin daha ziyade; temel bilimlere, tarım, sağlık bilimleri ile mühendislik alanlarına ağırlıklı olarak öncelik verildiği görülmektedir. Ancak; TÜBİTAK ve benzer kuruluşların (TAEK, v.b.) , kurulması ve yurt içine hızla yayılmaya başlayan, sayısı gittikçe artmakta olan üniversitelerin açılmaya başlaması ve gelişmesi ile teknolojik gelişmelere yönelik çalışmaların içine belli oranda girilmeye çalışılmıştır.
Bilim ve teknoloji geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalar; daha çok kişilerin ilgi alanlarına bağlı olarak yerel kalmış ve yurt içinde insanlarımız arasında özellikle teknolojiyi üretme, yenilik geliştirme ve yönetme yönünde yeterli sinerji, araştırma kurumları, üniversiteler ve sanayi kuruluşları ile ortak stratejilerin saptanamamasından ötürü geliştirilememiş veya bu yöndeki gayretler çok düşük yoğunlukta kalmıştır.
Günümüzde ise bu tür gayretler; kişisel çabaların ve küçük toplulukların altından kolayca kalkamayacakları boyutlara ulaşmıştır.
AB içindeki bazı ülkelerde bu yöndeki gayretleri ve yetişmiş insan potansiyelini daha iyi organize etmek ve elde edilen sonuçları ekonomiye kazandırmak amacıyla, çeşitli yerel ve/veya eyalet bazında sivil toplum kuruluşları örgütlenerek; üniversiteler ve araştırma kuruluşları ile işbirliği yapılmakta ve AB finans kaynaklarının kullanılarak büyük teknolojik yenilikler geliştirilmesi için öncülük yapılmaktadır.
Bu nedenlerle; ülkemizde de özellikle AB ülkelerine çok yakınlığı, yoğun şekilde yerleşik çeşitli sanayi kuruluşları ile üniversite ve araştırma kuruluşlarına erişim kolaylığı ve gerekli altyapı donanımları sebebiyle Trakya bölgesinde, ülkemizdeki bütün üniversite ve araştırma kuruluşlarına açık olacak ve ana gayesi belirlenecek hedefler doğrultusunda teknoloji geliştirme-uygulama ve küçük-büyük sanayi kuruluşlarının günün getirdiği tekno-ekonomik sorunlarını çözmek olacak, bir sivil toplum kuruluşunun önderliğinde, adı “Teknoloji Üssü” olarak nitelenecek büyüklükte bir organizasyon ve yapıya olan ihtiyaç, çok açık olarak gözükmektedir.
Bu ihtiyacın yerine getirilmesine yönelik gerekli sinerjinin oluşturulması amacıyla ; üniversiteler, sanayi ve araştırma kuruluşları ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarından ilgilileri bir araya getirmek ve ortak bir işbirliği platformu oluşturmak üzere bu sempozyum düzenlenmektedir.
AMAÇ: - Toplumun ilgili kesimlerinin bir araya getirilerek ülkelerin teknoloji, yenilik yaratma ve gelişmeleri üzerinde görüşlerin ortaya konması,
- Üniversite, sanayi ve araştırma kuruluşlarının katılımıyla ortak işbirliği imkanlarının geliştirilmesi,
- Avrupa Topluluğunun benzer kurumlarıyla işbirliği yapılarak, ülkemiz gençleri için gelişmeye yönelik ortamların yaratılması,
- Bilgi bölgeleri, teknoloji enstitüleri ve ortak işbirliği platformları oluşturulması için ortamın hazırlanması,
- Ülkemiz yetişmiş insan gücü potansiyelinin daha iyi organize edilerek elde edilen sonuçların ekonomiye kazandırılması olanaklarının araştırılması,
- Teknolojiyi ve yeniliği yalnızca kullanan değil, bunu üreten, ekonomiye yansıtan ve bu yolla refah artışı sağlayan toplum temelinin sağlamlaştırılmasına katkıda bulunulması…..
|